Bir çocukta Duyu Bütünleme Terapi programına başlamadan önce; Duyu Bütünleme ihtiyacı duyan çocukların asıl probleminin motor problem mi, tonus problemi mi, yoksa buna bağlı ikincil olarak ortaya çıkan bir duyusal problem mi olduğunun ayırt edilmesi gerekir. Bu yüzden çocuğun terapi programı hazırlanırken önce çocuğun ana problemini bulmak gerekir. Buna karar vermek için  Duyu Bütünleme Terapisi, Bobath Terapisi, Bebek ve çocuk fizyoterapisi konularında; deneyimli, uluslar arası eğitim almış ve sertifikaya sahip uzman fizyoterapistler eşliğinde gerekli değerlendirmeler ve testler yapılarak çocuklar için en doğru program oluşturulmaktadır.

Duyu bütünlemesi anne karnında başlar. Anne karnında bebeğin amniyon sıvısında hareketleri, dışarıdan gelen seslere olan tepkisi, bebeğin anne karnına karşı olan hareketleri esnasında duyu bütünlemesi başlar. Erken dönemde dokunma hassasiyeti olan çocuklar, ayağını yada elini farklı zeminlere dokunduramayan çocuklar, fazla hareket isteyen ve hiperaktif çocuklar aslında duyusal arayış içinde olan çocuklardır. Bir de harekete, sese, ışığa duyarlı olan defansif dediğimiz; kendini tamamen korumaya alan çocuklar vardır. Bunlar; duyusal bütünleme problemi olan çocukları tanımlamaktadır.

Duyu Bütünleme ihtiyacı duyan çocukların asıl problemi motor problem mi tonus problemi mi yoksa buna bağlı olarak ikincil olarak ortaya çıkan bir duyusal problem mi ayırt edilmesi gerekiyor. Bu yüzden terapi programını hazırlarken önce çocuğun ana problemini bulmak gerekir. Buna karar vermek için Bobath Terapisi, Duyu Bütünleme Terapisi konusunda uluslar arası eğitim almış ve sertifikaya sahip uzman fizyoterapistler eşliğinde testler yapılarak çocuklar için en doğru program oluşturulmaktadır.

Duyu bütünleme çevreden ve vücuttan alınan duyusal bilgilerin analizini, sentezini ve organizasyonunu kapsayan nörolojik bir süreçtir. Duyu bütünleme terapisi, hareketin planlanması ve duyu bilgilerinin bütünleştirilmesine odaklanır. Bu terapide organize etme, planlama, fiziksel çevre ile adaptif ilişki kurma gibi problemler ve istemli hareketlerin yapılmasındaki bozukluklar düzeltilmeye çalışılır.

 

Çevreden veya vücudumuzdan gelen duyusal bilgilerin etkileşimi ve bunların sonucunda ortaya çıkan motor, duyusal ve davranışsal çıktılar aslında duyu bütünlemesini kapsar. 5 duyumuz olduğunu biliriz hep ama aslında 8 duyumuz olduğundan bahsedebiliriz. Duyu sistemimiz görme, dokunma, duyma, tatma, koklama dışında denge sistemi, vücut farkındalığı ve çocuğun organize olmasını kapsayan bir takım sistemleri içerir. Özellikle vestibüler sistem önemli bir yer kaplıyor. Vestibular sistem denge, göz hareketleri, kas tonusu, postural cevaplar ve dikkati etkileyen, vücudun organizasyonunu sağlayan bir sitemdir. Bununla birlikte dokunma da çok önemlidir. Erken dönemde dokunma hassasiyeti olan çocuklar. Ayağını yada elini farklı zeminlere dokunduramayan çocuklar, fazla hareket isteyen ve hiperaktif çocuklar aslında duyusal arayış içinde olan çocuklardır. Bir de harekete, sese, ışığa duyarlı olan defansif dediğimiz; kendini tamamen korumaya alan da duyusal bütünleme problemi olan çocukları tanımlamaktadır.

Günümüzde nörofizyolojik gelişmelerle beraber bunlarla pek çok durumun duyu bütünlemeyle ilgili sorunlardan kaynaklanabildiği belirtilmektedir. Özellikle hiperaktivite, dikkat eksikliği, okul çağında uyum sağlayamayan veya sendromlu çocuklara vücut farkındalığı kazanması, harekete tepki gösteren çocuklarda aslında duyusal bütünleme ile ilgili problemler olduğu biliyoruz hatta SP’de bile. Serebral Palsi gibi durumlarda, primer problem postural ve motor problemdir. Bu alanda çalışan uzmanlar “ne kadar hareket o kadar duyu, ne kadar duyu o kadar hareket” söylemine inanmaktadır.

Eğer çocuk hareket edemiyorsa; duyusal olarak da yetersiz uyarana maruz kalacaktır. Bunun yanı sıra otizm spektrum bozukluğu, down sendromu yada hipotoni gibi bazı durumlarda duyuların az olması da hareketin gelişimini geciktirmektedir. Bu yüzden terapi programını hazırlarken önce çocuğun ana problemini bulmak gerekir. Hipotonik çocuğun gerçek problemi kastaki hipotoni ise önce hipotoniyle ilgili kasın tonusunu yapılandırmak ilk hedefimiz olmalıdır. Duyusal uyaranları da eşlik eden tedavi programımıza ekleriz.

 

Hareket etmediği, vestibüler sistemi hassas olduğu için duyusal problemi olan ve hareket etmediğinden dolayı kas zayıflığı olan çocuklarda ise; tam tersi hareketi ve tonusu inşa etmekten çok, duyuları inşa etmeye çalışırız. Yani duyusal uyaranları vererek, önce duyuları inşa etmeye çalışırız. Duyusal uyaranı alan çocuk hareketi kendiliğinden yapacaktır. Bu yüzden de ana problemi tespit etmeden ezbere şu çocuk duyu bütünlemesine gitsin, önce Bobath Terapisine gitsin başka bir terapi alsın demek doğru değildir. Sonuç olarak fizyoterapistin çocuğu değerlendirmesi, gerekli testleri yapması ve bunun üzerine terapiyi yapılandırması çok önemlidir.

Duyu Bütünlemesi Terapisine Başlamadan Önce Neye Dikkat Edilmelidir.;

Duyu Bütünleme ihtiyacı duyan çocukların asıl problemi motor problem mi tonus problemi mi yoksa buna bağlı olarak ikincil olarak ortaya çıkan bir duyusal problem mi olduğunun ayırt edilmesi gerekiyor. Bu yüzden terapi programını hazırlarken önce çocuğun ana problemini bulmak gerekir. Buna karar vermek için  Bobath Terapisi, Duyu Bütünleme Terapisi konusunda uluslar arası eğitim almış ve sertifikaya sahip uzman fizyoterapistler eşliğinde testler yapılarak çocuklar için en doğru program oluşturulmaktadır.

Duyu Bütünlemesi (Duyusal Entegrasyon) Nedir?

Duyusal Bütünlemesi çevreden ve vücuttan alınan duyusal bilgilerin analizini, sentezini ve organizasyonunu kapsayan nörolojik bir süreçtir.

Duyu Bütünlemesi’ni pratik olarak nasıl anlayabiliriz?

  • Beynin nefes almak gibi düşünmeden yaptığı aktivitedir.
  • Kişinin duyularıyla elde ettiği bilgiyi organize eder.(tatmak, görmek, duymak, dokunmak…)
  • Bütün bilgiler arasından neyin yapılacağına karar verilmesi ve yapılacak duruma odaklanılmasını sağlar.
  • Deneyimlediğimiz duruma anlamlı şekilde uyum sağlama (adaptif yanıtlar)
  • Akademik öğrenme ve sosyal davranışlar için nörolojik zemin hazırlanılmasını sağlar.
  • Duyu Bütünlemesi; bebeğin rahimde annenin hareketlerini hissetmesiyle başlar.
  • Büyük bir kısmı emekleme ve ayakta durma pozisyonlarında yaşamın ilk yılında gelişir.
  • Yaşamın ilk 7 yılında beyin primer olarak duyulara göre gelişir. Mental değil muskuler veya motor hareketler ön plandadır.
  • Çocuk büyüdükçe mental ve sosyal aktiviteler sensorimotor aktivitenin yerini alır.
  • Duyusal entegrasyonu zayıf olan çocuklar genellikle okul döneminde problem yaşarlar. Çünkü gözlerden,kulaklardan,ellerden ve vücuttan gelen bilgileri yorumlama yeterli değildir.Bu çocuklar iki çizgi arasını boyayamaz,makasla düzgün bir şekilde kesemez, puzzle yapamazlar.
  • Bazı çocuklar derilerinden gelen duyuları organize edemezler. İnsanlar onlara dokunduklarında sinirlenebilir, kızabilirler veya insanlardan uzaklaşabilir.Çocuklardaki hiperaktivitenin nedenlerinden büyük bir kısmı zayıf duyusal bütünlemeye bağlıdır.
  • Bazen sesler ve ışıklar çocuğu irrite/rahatsız edebilir ve çocuğun dikkatini dağıtabilir (çocuğun yüzünü dikkatlice izlersiniz yüzündeki rahatsızlık ifadesini görebilirsiniz).
  • Okula gitmeden önce, zayıf duyu bütünlemesi olan çocuklar diğer çocuklar kadar becerikli bir şekilde oynayamazlar. Çünkü gözlerinden, kulaklarından, ellerinden ve vücutlarından gelen duyuları entegre edip adaptif bir cevap çıkaramazlar.
  • Okul döneminde ise sınıfta ışıklar, sesler ve diğer insanların farklı şeyler yapıyor olması çocuğun aşırı stimulus almasına ve aktivitesinin artmasına neden olur.Konsantre olmak ve anlatılanı dinlemek imkansızlaşır.
  • Ayrıca her çocuk farklı semptomlar gösterir.

Çevreden gelen bilgileri hangi duyularımızla algılarız?

Exteroseptörler:

-Görme

-İşitme

-Tatma

-Dokunma

-Koklama

Proprioceptörler: (Hareketle ilgili duyular)

Proprioseptif duyu (pozisyon ve hareket)

Vestibüler duyu (yer çekimi, baş hareketleri ve denge)

İnteroceptörler:

Viseral duyu (iç organlar ile ilgili bilgi)

HAREKETLE İLGİLİ DUYULARI ANLAMAK

Vestibüler Sistem Nedir?

Vestibüler sistem, hareket ve denge duyumuzdur. Vestibüler sistem yoluyla dünya ile iletişimimizi geliştirebilir ve sağ – sol, alt – üst gibi kavramları öğrenebiliriz.

Vestibüler girdiler nelerdir?

  • Hareket edip etmediğimiz,
  • Ne denli hızlı hareket ettiğimiz ve ne yöne gittiğimiz konusunda bize bilgi sağlar.
  • Ayaklarımızın yere sağlam bastığı bilgisi güvenlik duygusu verir.
  • Aynı zamanda görsel bilgi, özellikle bizim ve çevredeki diğer objelerin birbiriyle ilişkisini kavramamıza yardımcı olur.
  • Uygun kasların kasılması ile etkin şekilde hareket etmemizi sağlar ve gün içinde değişik uygun hareket biçimlerini bulmamıza yardımcı olur.
  • Objelerin gözlerle izlenmesi, hareketin etkinliğine bir örnektir. Bu yetenek okuma ve yazma gibi temel akademik özelliklerin kazanılması için temeldir.
  • Vücudun değişik parçalarının uyum içinde hareket ettirilmesi bir diğer önemli yetenektir. Örneğin yazı yazmak, omuz ve bilek arasında uygun hareketler yapılmasına bağlıdır.

Proprioseptif Sistem Nedir?

Proprioseptif sistem, ilk oluşan sistemlerden biridir. Bu sistem, kaslardan, eklemlerden ve tendonlardan bilgi sağlayarak kişiye vücut algısı ve vücut kısımlarının pozisyonuyla, hareketin entegrasyonu doğrultusunda bilgileri iletir. Problem durumunda bedeni hissetme onu mekân içerisinde konumlandırma olumsuz etkilenir.

Proprioseptif sistem;

  • Kişiye çevreye adapte olma ve çevreyle etkileşimi öğrenmek için gereken adımları kazandırır.
  • Gözlerimizi kapattığımızda, elimizin, kolumuzun,bacaklarımızın, başımızın diğer bir deyişle bütün vücudumuzun hangi pozisyonda olduğunu anlamamızı sağlayan propriosepsiyondediğimiz duyulardır.
  • Proprioseptif algı, vücudun ve vücut bölümlerinin uzamsal oryantasyonları, hareket zamanlamaları, kasların gerilme anında ne kadar zorlandığı ve ne kadar hızla gerildiği hakkında bizi bilgilendirir.
  • Hareket esnasında kas-eklem ve beyin birbirine uzaysal-mekânsal-zamansal uyum için bilgiler aktarırlar.
  • Bu bilgilerin entegrasyonu ile beden duruşu, beceri ve güç gerektiren aktiviteleri gerçekleştirebiliriz.

Duyusal Entegrasyon sorunu olan çocuklarda görülen bazı belirtiler nelerdir?

  • Hiperaktivite veya dikkat dağınıklığı,
  • Davranış problemleri,
  • Konuşma ve dil bozuklukları,
  • Kas tonusu ve koordinasyon problemleri,
  • Okulda öğrenme güçlükleri.

RİBEM’de, Duyusal entegrasyon problemi olan çocuklara nasıl yaklaşıyoruz?

  • Çocukların seviyesine uygun aktiviteler seçiyoruz.
  • Taktil duyusu (dokunma duyusu),vestibüler duyusu (yer çekimi, baş hareketleri ve denge duyuları) ve proprioseptif (pozisyon ve hareket duyuları) gibi birçok duyusal deneyim için fırsat sunuyoruz.
  • Terapi esnasında çocuğun aktif katılımcı olmasını sağlıyoruz.
  • Çocuğun kendi kapasitesinin farkına varması için davranışlarını organize etmesine yardımcı oluyoruz.
  • Çocuğun sosyal, motor ve yaratıcılık yönünü geliştirmeyi hedefleyen motive eden ve eğlendiren oyunlar planlanlıyoruz.
  • Çocuğun başarılı olabileceği, bir zorluğa karşı sonuç oluşturabileceği aktiviteler sunuyoruz.
  • Çevresel koşulların ve ekipmaların çocuk için güvenli olmasına dikkat ediyoruz.

Çocuğun Gelişiminde Temel Prensipler

  • Bebeklikte hareketler düzensiz ve acemiyken, çocukluğa geçerken düzenlenir.
  • Sensorimotor organizasyon duyulardan gelecek yanıtlara göre oluşur. Ses duyulduğunda kişinin kafasını o yöne doğru çevirmesi, kıyafet giyme, oyuncaklarla oynama, bisiklete binme adaptif yanıtlardır.

1.Ay

  • Dokunma: Yenidoğanda hareketler reflex üzerine kurulmuştur.Yanağına dokunulduğunda kafasını o yöne çevirmek, otomatik yakalama…
  • Bu yaşta anne ile bebek arasındaki dokunma,bebeğin beyin gelişimi için önemlidir.
  • Yer çekimi ve Hareket: Bu dönemdeki bebek,anne-babanın omzunda kafasını kaldırmaya çalışır.İç kulaktan gelen uyarılarla yerçekimine karşı hareket etmeye çalışır.
  • Kas ve Eklem Duyuları:Kaslar,eklemler ve iç kulaktan gelen uyarılar sinir sistemini hareket oluşturması için stimule eder.
  • Bu dönemde tonik boyun refleksikas tonusunun ayarlanması için önemlidir.Zayıf duyusal entegresyonu olan bebeklerde bu refleks aşırı aktiftir.
  • Görme:Annenin yüzünü ayırt edebilir,ancak kompleks şekil ve renkleri ayırt edemez.Göz ve boyun kasları geliştikçe iç kulaktaki uyarılarla hareket halinde olan insan,oyuncak ve nesneleri farkedebilirler.
  • Duyma:Ses duyduğunda kafasını o yöne çevirir ve gülümser.Ayrıca boğazdan küçük sesler çıkarır.
  • Koklama ve Tat Alma:Emme ,refleks olarak yanıttır.
  1. Ve 3.aylar
  • Gözler ve Boyun:Motor fonksiyonlar gözler ve boyundan başlar.Bebek öncelikle başını ve gözlerini sabit tutmaya çalışır.Bunun için beyin 3 duyuyu entegre eder:
  • 1-iç kulaktan gelen gravite ve hareket duyuları
  • 2-göz kaslarından gelen duyular
  • 3-boyun kaslarından gelen uyarılar
  • Yakalama:Eller çoğunlukla açıktır,refleks olarak kavrama devam eder,dokunma duyuları beyne iletilir.

4-6.aylar

  • Kollar ve Eller:Ellerini orta hatta birleştirir.Bu durum vücudun her iki bölümü arasında koordinasyonun gelişmesi için önemlidir.Oyuncakları kavrar ve atma gibi daha büyük hareketler yapar.6.ayda el bilek rotasyonu gelişir,farklı şekilde oyuncaklarla oynar.
  • aya kadar hareketler otomatikken, sonrasında bebek hareketlerini planlamaya başlar.
  • Yer çekimi, hareket ve görme duyularıyla otomatik muskuler reaksiyonlar gelişir ve oturmaya başlar. Duyusal problemleri olan çocuk oturmakta zorlanır veya oturmayı denemez.
  • Uçak pozisyonu: Karından destekli yüzüstü pozisyonda dururken,sinir sistemi yerçekimine karşı hassas hale gelmeye başlar. Bu hassasiyet üst sırt,baş, kollar ve bacaklarda aynı anda hareket açığa çıkartır.Karın üstünde denge kurmaya çalışır. Dönme, ayakta durma ve yürüme için temel basamaktır.
  • 6 aylık bebek havaya atılıp tutulmak,döndürülmek gibi hareketlerden mutlu olur.Yer çekimi ve hareketle ilgili duyuları geliştiği için bu aktiviteler bebek için eğlencelidir.

6-8 Aylar

  • Lokomasyon: Eller ve dizler üstünde emekleme duyuların düzenlenmesini ve çocuğun bağımsız hareket ederek etrafına ilgisinin artmasını sağlar.
  • Spatial görme: Lokomasyon bebeğe;uzay boşluğu ve kendisi ve objeler arasındaki mesafeler hakkında bilgi verir. Ancak mesafeyi görmek yeterli değil,beyin vücut hareketlerinden gelen duyularla bu mesafeleri hissetmelidir.
  • Emekleme ve sürünmede problem yaşayan çocuklar mesafe tayini ve nesnelerin boyutunu tahmin etmekte de problem yaşarlar.
  • Parmaklar ve gözler: Bu dönemde parmaklarını ve avuçiçini kullanır, küçük objeleri tutar. Eklem ve kaslardan dokunma duyusu ile gelen bilgiler görme ile gelen bilgilerle birleştirilir.
  • Motor planlama: Bu yaştaki çocuk zile basmak, basit parçaları bir araya getirmek gibi el hareketlerini planlar.Objeleri göremediği zaman var olduğunu bilir, mental yeteneğin geliştiğini gösterir.
  • Babbling(agulama): 8 aylık bebek ayrıntıları duyabilmek için sesleri dikkatli bir şekilde dinler.Gerçek konuşma olmamasına rağmen ‘ma’ ve ‘da’ gibi heceleri tekrarlar.Bu heceler beyine çene eklem ve kaslarından duyuların iletilmesini sağlar.

9-12. Aylar:

  • Bu dönem uzay boşluğunda vücut pozisyonunu algıladığı majör değişikliklerin olduğu dönemdir. Daha uzun süre emekler,kendi vücut ağırlığı ile kemiklerini destekler,nesnelere daha uzun süre bakar ve dokunur.Bu uyarılar vücudun her iki tarafını koordine etmesine,motor planlamayı ögrenmesine ve görsel algılamayı geliştirir.
  • Oyun: Bir el ile destek alip diğer el ile oyuncağı masaya vurma,atma gibi oyunlar yaparak orta hattı çaprazlamayı öğrenir.
  • Ayakta durma: Daha önceden yapmış olduğu yer çekimi, hareket,kas ve eklemlerden gelen uyarıların ürünüdür.Ayakta durma; özellikle göz ve boyun kasları olmak üzere vücudun her bölümünden gelen uyarılara dayanır.
  • Kelimeler: ’anne’ gibi birkaç basit sözcük çıkarabilir, söylenileni anlar.

2.Yaş

  • Yürüme, konuşma, planlamayı öğrendi.
  • İlk senedeki duyusal entegrasyonun yerini hiçbir şey alamaz!!!
  • Dokunmanın lokalizasyonu: İlk yılında vücudunda nereye dokunulduğunu ayırt edemezken,2. yılında nereye dokunulduğunu söyleyebilir.
  • Dokunmak beyine görmekten daha çok uyarı iletir.
  • Duyu bütünlemesi iyi olmayan çocuklar vücudun pozisyonunu, vücudun hangi kısmının ne yaptığını anlayamazlar. Oturma, ayakta durma ve yürümeyi öğrenebilirler ancak oyuncaklarla oynamada problem yaşarlar.
  • Eğer bir çocuk elinden sürekli objeleri düşürüyorsa dokunma duyusu ile ilgili problemi var demektir.
  • Bir yerden başka bir yere gitme: Bu yıl boyunca oyuncakları iter, tutar, merdiven inip çıkar,evini ve evinin dışarısını keşfeder.
  • Vücudun haritalandırılması:Ç ocuklar gürültü, sırta binme ve sallanma gibi aktivitelerden hoşlanırlar.Bu aktiviteler iç kulaktaki reseptörlerle duyusal uyarı oluştururlar.Beyin içinde vücudun duyusal resmi oluşur(Vücut algısı).
  • Tırmanma:Tırmanma sensorimotor yeteneğin iyi olmasını gerektirir, vertikal düzlemde hareket vardır. Görsel algının gelişmesi için önemli bir basamaktır.
  • Bireysellik:2 yaşındaki çocuk için bireysellik önemlidir, anneden bağımsız olduğunu farkeder,vücudunu fiziksel olarak hisseder,bağımsız hareket ettiği için bireyselliğinin farkına varır.
  • Ayağa kalkabilir, uzun mesafe yürüyebilir, atlayabilir, zıplayabilir, saklanıp tekrar çıkabilir. Bu aktiviteler vücut farkındalığının olduğunu gösterir.

3-7 yaş

  • Kritik dönemdir.
  • Beyin duyulara karşı çok hassas ve duyuları organize etmek için çalışır.Bu içteki düzenleme çocuğu çok aktif yapar,vücudu ile çok fazla şey öğrenir,adaptif yanıtları artar ve kompleks hale gelir.Her adaptif yanıt duyusal entegrasyon için çocuğun kapasitesini gösterir.
  • Çocuğu izlediğinizde koşar, zıplar, hoplar, yuvarlanır, tırmanır, sallanır, atlar. Dengesinde,el-göz koordinasyonunda ve hareket sırasının planlanmasındaki gelişimi farkedebilirsiniz.
  • Tehlikeli aktiviteleri denediğini görürsünüz. Bu durum çocuğun sensorimotor yeteneğinin farkına vardığını,sinir sisteminin geliştiğini gösterir.
  • Alet kullanımı: 3 – 7 yaş arasındaki çocuk çatal, bıçak, kürek, kova, makas, iğne, iplik, boya, kalem kağıt gibi materyalleri kullanabilir.
  • Bu periyodun sonuna doğru kızlar kompleks oyunlarda becerilerini geliştirirken( hula-hoop) erkekler güç gerektiren aktivitelerde yoğunlaşırlar(sportif aktiviteler.)

8 yaşındaki çocukta

  • Dokunma duyusu, yer çekimi ve hareket duyusu tam olarak gelişmiştir.Tek ayak üstünde durabilir,dar bir yüzeyde yürüyebilir.Dilini düzgün bir şekilde konuşabilir,sosyal ve kişisel gelişimini tamamlamıştır.
  • Gelişimi bu şekilde olmayan çocuklara neden böyle olduğunu anlatamayız ancak duyuları beyinde organize etmesine yardım edebiliriz.
  • Çocuğu ne kadar çok gözlemlersek o kadar çok yardım edebiliriz.

DUYU BÜTÜNLEME BOZUKLUĞU NEDİR?

 

Duyu bütünleme bozukluğu temel semptom ve bulguları nelerdir?

  • Her çocuğa özel bulgu ve semptomlar vardır.
  • Hiperaktivite veya distraktibilite (dikkat dağınıklığı)
  • Ailenin farkettiği ilk semptomdur.
  • Çocuk;yürümek yerine koşabilir,aktivitelerinin çoğu amaca yönelik değildir.
  • Oturmak ve konsantre olmak imkansızdır.
  • Distraktibilite okul döneminde major problemdir. Çocuk;ışık,sesler ve herkesin farklı davranışlarından odaklanamaz.
  • Yaş ilerledikçe koşmayı baskılayabilir ancak aşırı nöral aktivite hala devam etmektedir. Ailelerin ifade şekliyle;kıyafetini hatırlarsa öğle yemeğini unutur,öğle yemeğini hatırlarsa kitaplarını unutur şeklindedir.Beyin duyuları ve motor aktiviteyi organize edememektedir.
  • Davranış problemleri
  • Ailesiyle ve başkalarıyla oyun oynamaktan mutlu olmaz. Oyun kaybetmek çok üzücü bir durumdur.
  • Oyuncaklarını ve eşyalarını paylaşması çok zordur.
  • Önemli hissetmek ve başarılı olmak için sürekli çalışıyorsa başka insanların ne hissettiğini önemsemez.
  • Her gün herhangi bir sebepten mutsuz olduğu bir durum oluşabilir.

Konuşma ve dil bozuklukları:

  • Kas tonusu ve koordinasyon problemleri:
  • Vücudu dik ve enerjik tutmak kas tonusu ile sağlanır.Yer çekimine karşı başını ve vücudunu dik tutmak için çok efor harcaması gerekebilir, bu nedenle çabuk yorulabilir.
  • Vestibular,proprioceptif ve taktil duyular düzgün çalışmadığında çocuğun motor koordinasyonu zayıf olur.Dengesini kaybedebilir,düşebilir,diğer çocuklardan daha sık kalemini düşürür.
  • Oyun oynamadaki becerisizlik en erken bulgudur.Kutuları üst üste koyamayan,puzzle yapamayan çocuğun duyusal problemi olması muhtemeldir.

Okulda öğrenme güçlükleri:

  • Okuma ve yazmayı öğrenme major problemlerdendir.
  • Bazı çocuklar duydukları kelimeyi yazmakta güçlük çekerler, İşitme duyularını entegre edemedikleri için el ve parmaklarından gelen duyuyla birleştiremezler.
  • Vücudunun uzaydaki pozisyonunu anlayamadıkları için tahtada yazanları defterine kopya etmekte zorlanırlar.

Ergenlik:

  • Bu döneme gelen çocuk akademik zorluklarla baş etmeyi öğrenmiş veya okulu bırakmıştır.
  • Dans etmek ve sportif aktivitelere katılmazlar.
  • Odayı temizlemek, kitap özeti yazmak gibi odaklanmak ve yaptığı işi bitirmek çok zordur.

 

Bütünleştirici Süreç / Duyu Bütünlemenin İşlemlenmesi

1.seviye:Duyulardan oluşur.Ör; emmek,yemek,anneyle bebeğin teması gibi ciltle temas gerektiren her durum dokunma duyusu için önemlidir.

2.seviye:Taktil,vestibular,proprioceptif duyular üstüne kurulmuştur.Ör;Vücut algısı,vücudun iki tarafı arasındaki koordinasyon,motor planlama,aktivite seviyesi,emosyonel stabilite.

3.seviye:İşitme ve görme duyuları sürece dahil olur.İşitme ve vestibular duyular bir araya gelerek çocuk konuşma ve konuşulanı anlamayı kazanır.Görsel algılama ve el-göz koordinasyonu gelişir.ör;kaşık-çatal ile yemek yemek,resim yapma,parçaları takıp çıkarma.

4.seviye:Organize ve konsantre olma becerisi gelişir.Özsaygı,kendine güven,kendini kontrol etme durumları entegrasyon sonucu gelişir.

Bütün fonksiyonlar çocuğun ilk yaşında gelişmez.

  • 2 aylık bebekte,sinir sistemi entegrasyonun primer seviyesiyle meşguldür.
  • 1 yaşında 1. ve 2. seviyeler çok önemlidir,3. seviye gelişmeye başlar.
  • 3 yaşında ilk üç seviye devam ederken, 4.seviye gelişmeye başlar.
  • 6 yaşında 1.seviye tamamlanmış,2.seviye tamamlanmak üzere, 3.seviye aktif ve 4. seviye daha önemlidir. Çocuk aynı şeyleri sürekli dener.

DUYUSAL ENTEGRASYON PROBLEMİ OLAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM

4-9 yaş arası çocuklar için:

Sensory Integration and Praxis Tests (SIPT) / A.Jean Ayres

  • Çocuğa taktil, vestibüler ve proprioseptif birçok duyusal deneyim için fırsat sunulmalı.Terapi birden çok duyusal modalite içerir.
  • Çocuğa seviyesine en uygun (ne çok zor ne de çok kolay) aktiviteleri sunun ki adaptif cevap çıkarabilsin.
  • Terapi esnasında çocuğun aktif katılımcı olmasını sağlayın; aktivite seçimde biraz kontrol sahibi olması gerekir.Terapi aktivite diyetleri şeklinde olmamalı.
  • Çocuğun kendi kapasitesinin farkına varması için çocuğun davranışlarını organize etmesine yardımcı olunmalı. böylece çocuğun aktivite için plan başlatması ve geliştirmesi sağlanır.
  • Terapi çocuğun optimal uyanıklık seviyesine ulaşmak için değişken veya dinamik olmalı. Çocuğun optimal uyanıklık seviyesini sağlamak için çevresel düzenlemeler veya aktivite değişimi yapılmalı. Böylece çocuğun dikkati, katılımı ve konforu sağlanmış olur.
  • Çocuğu motive eden ve eğlendiren oyunlar yapılabilir.Bu oyunlar çocuğun sosyal,motor,yaratıcılık yönünü geliştirmeli/hitap etmeli.
  • Çocuğun başarılı olabileceği, bir zorluğa karşı sonuç oluşturma içeren aktiviteler sunulur ya da aktiviteler bunun için modifiye edilir .
  • Çevresel koşulların ve ekipmaların çocuk için güvenli olması sağlanır ve çocuğa onun güvenliğini sağlayacak kadar yakın durulur ve müdahale edilir.
  • Çocuğun motivasyonunu, katılımını ve seçim yapmasını sağlamak için oda ve ekipmanlar düzenlenir.
  • Çocuğun duygularına saygı duyulmalı, çocuğa pozitif duygular aktarılmalı, çocukla iletişim ve etkileşim içinde olunduğunda güven dolu bir bağ oluşturur.